Erguvan Zamanı ( Cercis Siliquastrum )



Erguvan boğazın süslü nazlı kızıdır. Zamanı geldi ve Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına, çok az bir süre kendini gösterip, usul usul çekilecek.

Efsaneye göre, Hristiyan inanışlarına göre İsa'nın ihanet eden havarisi Yahuda, kendini bu ağaca asmış ve bu olaydan sonra önceleri beyaz olan erguvan çiçekleri, utançtan ya da kandan kırmızıya dönmüş.    

Bizans’ın önemli sembollerinden biri olan erguvan mor rengi ile, hükümdarın kıyafetlerine ilham kaynağı olmuş. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, çağlar boyunca bir zenginlik ve güç belirtisi olmuş ve halkın mor renk giymesi saray tarafından yasaklı renkmiş.

Bizans döneminde, kraliçe, sadece saraya özel tasarımcıların ve kumaşçıların ürettiği morumsu kumaşlar ile saray odalarının duvarlarını kaplatırmış ve prens ve prensesler bu odalarda dünyaya geldiği için, ayrıcalığı anlatan, “erguvanlı odada doğmuş” deyimi kullanılırmış.   

Şimdi parkalara gidip Erguvanları seyretme zamanı. Fethi Paşa Korusu, Kanlıca civarı ve Beykoz İBB Sosyal Tesisleri, Özgürlük ve Fenerbahçe, Kalamış parkları, Avrupa yakasında Rumelihisarı, Yıldız Korusu, Emirgan Korusu ve Boğaziçi sırtlarında Erguvanların seyrine doyum olmuyor. Kendi mahallemizde gözleriniz aradığında daha önce fark etmediğiniz erguvan ağaçlarını pembe renkleri ile göze de çarpıyor.

 Aslında yıllar önce, Erguvan festivali Bursa’da ve İstanbul’da yapılırmış. Zamanla yapılmadıkça unutulmaya yüz tutmuş, Şimdi Japonya’da da kiraz çiçeği yani Sakura festivali kutlanmaya başlandı ve milyonlarca turistin en yüksek uçak bileti ve otel fiyatlarını ödeyerek Japonya’da bu güzel şöleni izlemeye gidiyor. İstanbul’un o kadar çok değeri var ki ama bence Adana’da başlatılan, Portakal Çiçeği Festivali  gibi Erguvan festivalinin yeniden kutlanması çok güzel olur.

Erguvanda ılık iklimi sevdiği için bir akdeniz bitkisi ve bilimsel adı Cercis siliquastrum dur.


Devamını oku...