Vişne suyu

Yeni bir vişne suyu tarifi. Bu yaz bizim ailede favori oldu. Halamız başlattı, daha önce limonata salgını olmuştu bu yaz Vişne suyuna takıldık.
Çok uzatmadan hemen tarife geçiyorum.

1 kg vişne
1 bardak toz şeker
2,5 lt su
1 çubuk tarçın
4-5 karanfil

Tüm malzemeyi yaklaşık yarım saat birlikte kaynatıyoruz.Daha sonra kevgirden biraz vişnelerini ezerek geçiriyoruz. Soğuk soğuk servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…
Devamını oku...

Tarçınlı Kurabiye



İsterseniz çocuklara isterseniz büyükler için çok güzel bir kurabiye. Teneke kutularda tazeliğini kaybetmeden bir hafta kadar dayanabiliyor. Kahvenin yanında da minikler ikram ederken çok güzel oluyor.Bizim evin favorileri arasında yer alıyor.

125 gr yumuşak tereyağı
1 adet oda sıcaklığındaki yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
Alabildiği kadar un yaklaşık 2 su bardağı kadar oluyor
1 çay kaşığı tarçın
½ paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Tüm malzemeyi karıştırıp yoğuruyoruz. Daha sonra 2 saat buzdolabında dinlendiriyoruz. Mısır nişastası ve un serptiğimiz genişçe bir tabakta merdane ile açıp kalıplar ile şekil veriyoruz. 12 dakika kadar önceden ısıtılmış olan  170 derece fırında pişiriyoruz. Evin içi vanilya ve tarçın kokusu ile inanılmaz güzel kokuyor. Yemeğe dayanamayıp yarısını hemen yiyoruz.:))

Afiyet olsun
Devamını oku...

Çilekli Parfe

Bu sıcak havalarda en güzel tatlı seçimi dondurma ve parfe olsa gerek . Bende bugün en sevdiğim parfeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Parfe zaten muhteşem bir tat, hele çilekle birleşince tadına doyum olmuyor. Aslında bir gün önceden hazırlama imkanınız varsa en kolay hazırlanabilen tatlılar arasında yer alıyor.

Lezzeti garanti olan bir tatlı,çok bekletmeden servis yapmak lazım, ince bir dilim isteyenlerin ikincisini isteyecekleri de garanti.

Malzemeler ve 3 aşamada yapılışı:

2 kutu çiğ krema
3 kaşık pudra şekeri
250 gr çilek
1 su bardağı şeker
5 yumurta sarısı

2 kutu çiğ krema
1 kaşık pudra şekeri

  1. Kremayı iyice koyulaşana kadar çırpıp içine  pudra şekerinin bir kaşığını ekliyoruz. Biraz daha çırpıp bir saat kadar dolapta katılaşması için bekletiyoruz

250 gr çilek
1 su bardağı şeker

  1. Çilek ve şekeri rondoda beraberce çırpıyoruz. İyice şekerle birlikte özleşince dolaba koyup bekletiyoruz

5 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı pudra şekeri

  1. yumurta sarılarını çırpıp içine pudra şekerini ilave ediyoruz. İyice krema haline getiriyoruz.
  2. Yumurtalı karışıma önce kremayı sonra şekerli çileğimizi ekliyoruz. İyice karıştırdıktan sonra bir kabı streç film ile kapladığımız kaba döküyoruz. Bir gece dondurup dilimleyerek servis yapıyoruz.

Sos:

İstersek üzerine çilekli sos ile servis yapabiliriz. 1 su bardağı kadar çileği 3 yemek kaşığı tozşeker ile birlikte rondoda çırpıyoruz.

Afiyet olsun…

Devamını oku...

VANİLYALI PUDING

Vanilyalı Puding




Tüm çocuklar pudinge bayılır. Sadece benim oğlum galiba bu genellemenin dışında kalıyor. Yemek yemeği sevmediğiiçin, pudingi bile iştahla yediğini görmedim. Bende çeşitli oyunlarla, sunumlarla renklendirmeye çalışıyorum. Bazı akşamlar süt yerine Puding yapıyorum .Aslında şeker olduğu için Karatay Hoca hiç uygun görmüyor ama, biz ailece tatlıcı olduğumuz için bizim evden eksik olmuyor.Çoğu zaman Can bahane Puding şahane oluyorJ


Çok basit bir tarifi var hiç hazır almanıza gerek yok;

750 ml süt
1,5 yemek kaşığı mısır nişastası
6 yemek kaşığı toz şeker
Vanilya


Sütü önceden kaynatıyoruz. Kaynayan süt ile muhallebi çok güzel oluyor. Hatta kaynamaya başlayınca şekeri ekleyip eridikten sonra tüm malzemeyi katıp pişirirsek daha güzel oluyor Kaynadıktan sonra kâselere döküyoruz. Yaklaşık 4 kâse pudingimiz oluyor.Üzerini bonibonları kırarak, renkli şekerlerle, damla çikolata, yada fındık ile süsleyebilirsiniz.

Afiyet olsun…



Devamını oku...

Su Kabağı Lambası




Aura Kabak Yalıkavak

Ege’yi çok seviyorum. Her yerinin ayrı hikâyesi var. Yeni olan yerine,hikayesi olan yerleri ve eşyaları ,aksesuarları daha çok seviyorum.

Bodrum çarşılarının ve pazarlarının yeri başkadır. Her yıl aynı yerlere gitsem de, aynı çarşılardan geçsem de, her severinde yine keyif alıyorum.Eskiden her koyda farklı şeyler görülüyordu. Şimdi farklılıklar azalsa da birinde gördüğünüz şeyleri diğerinde de bulmak zaman zaman avantaja dönüşebiliyor.

 
Gümüşlük çarşı

Örneğin su kabağı lambasının yeri Gümüşlük’tür. Ama Yalıkavak'ta meşhur balıkçıların olduğu yolda, Aura Kabak 'ta nefis lambaları bulabilirsiniz. Desenleri gerçekten çok şık ben en çok onlara bayıldım.

Nedir bu su kabağı diye merak ettim ve araştırdım. Öğrendim ki ; su kabağı yenilebilen bir bitkiymiş aslında.

Sadece kabukları zamanla sertleşiyor ve su geçirmez bir yapıya dönüşüyor. Dekoratif eşya, enstrüman olarak dünyada çeşitli yerlerde kullanılıyor.Kökeni Hindistan olsa da bizde Ege ve Akdeniz’de çok yaygın olarak görülüyor.

Bitkinin kendisi şeker hastalığına iyi geldiği gibi dekore edildiğinde çok da şık bir lamba, saksı veya vazo olabiliyor. Gümüşlük'te balık yemeğe gittiğinizde balıkçılarda ve tavşan adasına doğru yürüdüğünüzde denizin içindeki ağaçtan suya yansıyan ışıkları takip ettiğinizde görülebilir.


Gümüşlük'te Su Kabağı Lambaları
Gümüşlükte balığınızı yedikten sonra çarşısını gezdiğinizde çok çeşidine rastlamak mümkün. Ayrıca denizde ki aydınlatma ve ışıkların suda yansıması gerçekten günbatımında görülmeye değer.


Keyfiniz bol olsun...
Su kabağı ile ilgili güzel bir yazı

Devamını oku...

Fesleğen ( Ocimum basilicum )

Ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından tek yıllık olan bir bitkidir.

Yemeklerde kullanılmak üzere yetiştirilen fesleğenin kökeni Asyadır.
Hatta Anadolu'ya İran üzerinden geldiği söylenir. Soğuğa karşı dayanıksız olan fesleğen bitkisi, en çok sıcak ve kuru ortamları sever. Ilıman iklimlerde yetişir.

Fesleğenin yaydığı güzel koku bize keyif vermenin yanısıra ,sinekleri uzak tuttuğunu öğrendim.


Bazı balkonlarda sıra sıra fesleğen görürdüm. Ne anlama geldiğini düşünmemiş ama enteresan bulmuştum.

Annemin çok sevdiği bir bitki olduğu için her yıl alır ama çok uzun yaşatamadan kuruturduk. Bu yıl yemeğe gittiğimizde masalarda sıkça görünce, araştırmaya karar verdim.Akşam masalarını dışarıya koyan restaurantların, masalarını fesleğen ile süslenmesinin sebebi sineklermiş. Doğa da herşey için çözüm aslında kendi içinde gizli. Sadece bulmak ve keşvetmek gerekiyor.

Şiddetli rüzgardan koruyup cam önünde tülün arkasından ılık rüzgarı alması yada çok yakıcı güneş almayan balkonlarda yetişmesi gerekiyor.




Fesleğenin sağlığımız için faydaları
Devamını oku...

Balkon Dekorasyonu

Evlerimizin en küçük alanı olan balkonları dekore etmek ayrı bir keyif.Dekorasyon için çok fazlan alternatif var. Çiçeklerimizi baş tacı ettikten sonra, saksılar,tablolar, puzzle tablolar,aksesuarlar, fenerler ve daha neler neler.


Ben birkaç yıl önce duvarlarıma nazar boncuklu aksesuarlardan toplamaya başladım. Bodrum’dan Çeşme’den çok güzel ve değişik aksesuarları almaya başlayınca bir baktım, Ege'ye giden kardeşimde ,arkadaşlarım da kapıp balkonuma hediyeler getirmeye başladılar. Bazen baştaan planlamadan zaman içinde kendini bulan keyifli mekanlar yaratılabiliniyor. Ben ençok öylesini seviyorum yaşamınıza ait oluyor. 

Maison Francaise Temmuz 2012
Şimdi duvar zeminini yeniden dekore etmek istiyorum.Dün aldığım  Maison Francaise Temmuz 2012 sayısında nefis bir duvar kaplaması buldum. Linkte bulabilirsiniz.


Maison Francaise duvar kaplama
Seçim ‘’dışarıya taşınırken’’  bölümünde. Akseuar önerileride süperdi.









Dekorasyonda beyaz hâkimiyeti ayrı bir huzur ve ferahlık veriyor. Renkler de çok daha rahat kullanılabiliniyor. Rengarenk çiçekler ,saksılar, metal renkli kovalar ile renkleniyor.  Ana temadaki beyaz hakimiyeti için masa sandalyeler için  Koctaşın bu haftaki kataloğu çok güzeldi. Masa sandalye ve banklarda ençok aşağıdaki modeli bendim




Kumaş detaylara ayrıca yer vermek lazım. Bence kumaşlarla yapılan dekorasyon farklılık yaratmak için en güzel malzeme olabilir. Masa örtüleri için çok seçenek var ve artık fiyatları da çok iyi. Runner,masa örtüleri  ve minderler için de benim renk seçimim mor ağırlıklı olması. 

Devamını oku...

VİŞNE LİKÖRÜ


Ben 2003 yılından beri, her yıl temmuz ayında vişne likörü yapıyorum. Tarifini Tülay Teyze'den aldım.Kendisi, geleneksel olarak her yıl yapar, bayramda misafirlerine ikram eder. İlk içtiğimde yapılmasının çok zor olduğunu düşünmüş, tarifini aldığım yıl, sonucu heyecanla beklemiştim. Gerçekten çok güzel oldu ve benimde geleneksel ikramları arasında yer aldı. Keyifli bir sunum, hele şık likör bardakları ile buluştuğunda muhteşem oluyor.





Taze vişne, çok az süre içerinde bulunabiliyor. Bazen yoğunluktan kaçırmak üzere olup annemin imdadıma yetiştiğini hatırlıyorum.Bu yıl İstanbul’a döndüğümüzde kaçırmamak için Gümüşlük pazarından aldım. Şimdi Ege’ ye karşı fermente oluyor.

Tarifi takip ederseniz yapılması çok kolay;


1 kilo vişne
3,5 su bardağı şeker
6 adet çubuk tarçın
1 yemek kaşığı karanfil

Vişneleri yıkayıp suları süzüldükten sonra saplarından ayırıp** (sapları atmıyorum, saklıyorum), çekirdekleri ile beraber 2 litrelik cam kavanoza koyup ağzını sıkıca kapatıyoruz. Balkonunuzun en güneşli yerine koyup, ara sıra kavanozu sallayarak şekerin her yerine iyice dağılmasını sağlıyoruz. Bazen şeker dibine yapışıp katılaşabiliyor böyle durumlarda uzun saplı bir kaşık ile ara sıra karıştırmak iyi oluyor.

Ekim ayına kadar balkonunuzun en güneşli yerinde misafir ettiğiniz kavanoz artık açılmaya hazır hale gelmiş, vişnelerin suyu çıkmış aroması kendini bulmuş oluyor. Alkolünün katılıp ilk içim için hazırlıyoruz.

1 su bardağı votka
½ çay bardağı konyak        

Aslında votkanın miktarı, kişinin damak tadına ve vişnelerin bıraktığı su miktarına göre ayarlanıyor.Bu sebeple konyağı kattıktan sonra votkayı yavaş yavaş katıp minik miktarlarda tadarak ilave etmenizi ve tok karnına denemenizi öneririm.Ben her yıl bu likörü evimize ilk gelen misafire açıyorum. Bu şekilde tesadüfen gelenekselleşen bir ritüel oldu. Birkaç yıl önce arkadaşlarımız gelmeden önce tadarken hafiften çarpılmıştım. Önerim tecrübeyle sabittir.:))

Güzel likör bardaklarınızla keyifli bir hoş geldin yapabilirsiniz.

Afiyet olsun...






** Vişnelerin saplarını, kiraz şeklinde yaptığım çikolata ve gofretli tatlı için kürdan yerine kullanınca daha dekoratif oluyor.

Çocuklar bayılıyor.


Devamını oku...

Begonvil



Bodrum'da begonviller
Ege'de begonvilleri seyretmeye doyulur. İstanbul’dada  balkonlardan begonviller sarksa ne kadar güzel olur. Aslında son zamanlarda fidelerini görmeye başladım. Biraz araştırma yaptım.

Begonvili yetiştirmek aslında zor değilmiş , sadece öncelikle iklime sonrada sulamaya dikkat etmek gerekiyormuş. Kuzey rüzgarlarının fazla olmadığı, don olmayan iklim için yetiştirebileceğimizi öğrendim.

Bazı begonviller Gümüşlük Babilon kavşağındaki kardeşler botanikten. Dönerken 1 fide alıcam bakalım bende yetiştirebilecek miyim.

Begonvil aslında bir tür sarmaşık, pembe çiçekleri olmadığı zaman yeşil yapraklarını çok net görebiliyoruz. Büyük geniş saksılarda yetişmesi gerekiyor ve fazla sulamak yapraklarını döküyor.


Çok soğuk havalarda kapalı güneş alan mekanlarda saklamak, bahçelerde rüzgara maruz kalmamasını sağlamak gerekiyor. Bizim ülkemiz için Akdeniz bitkisi olarak biliniyor.





Çeşitli isimleri var Gelin duvağı, onbiray çiçeği gibi. Onbir ay çiçeği densede çiçeklerini haziran temmuz ayı gibi verip, ekim sonuna kadar çiçekli kalabiliyor.





Tek şartı var, sert rüzgarlara maruz kalmadan, gübreden zengin bir toprak ve çok sulamamak






Devamını oku...

Kakaolu Vanilyalı Kek


Bu kekin asıl adı ANNEANNE KEKİ bizim aramızda. Onun tadı başkadır. Benim için en kolay ve ençok yapmayı sevdiğim şey kektir. Onüç yaşımda ilk kekimi yapmıştım.Kakolu ıslak kek'ti. Size en kısa sürede tarifini vereceğim. Çok fazla kakaolu ıslak kek tarifi var, ama bu benim versiyonum. Biraz geliştirdim ve değiştirdim zaman içinde. 

Bütün kekler içinde annemin bu kekinin tadı başkadır. Her seferinde tarifini sorar öyle yapmaya çalışırım ama aynı tat olmaz. Tel çırpıcı ile çırpar ve çok kısa sürede hazırlar. Hep aynı malzeme sırasını takip ederek sevgiyle yapar, galiba sırrıda burada.  

2 Yumurta
2 su bardağı şeker
2 su bardağı süt
½ su bardağı sıvı yağ

2 yemek kaşığı Kakao
Kabartma tozu
Vanilya
Un



Öncelikle yumurta ve şekeri uzun süre krema haline gelene kadar tel çırpıcı ile çırpıyoruz. Daha sonra malzemem listemizdeki malzemeleri tek tek ekleyerek çırpıyoruz. En son kabartma tozunu ekleyerek akışkan bir hamur elde ediyoruz.2/3 ünü yağlanmış olan kek kalıbına döküp , kalan 1/3 hamurumuza 2 yemek kaşığı kakao ekleyip, kekin üzerine döküyoruz. Tam olarak 40 dakika önceden ısıtılmış olan fırında pişirmemiz gerekiyor.

Afiyet olsun…
Devamını oku...

Yufkalı Azeri Pilavı


Nermin Bezmen'in Kurt Seyid Shura ve Kurt Seyid Murka kitabını okuduğumda, çok etkilenmiştim.Sabahlara kadar elimden bırakamadığım kitaplardandı.Hikaye muhteşemdi. Aslında Bolşevik ihtilalini, o dönemde yaşananları, İstanbul'u, Beyoğlu'nu sosyal tarihi çok güzel bir aşk ve hayat  masalıyla anlatıyordu.

Çok kısa süre sonra, bu hikâyeye benzer şeyler yaşamış bir aile ile tanışarak masal gibi onların benzer hikâyesini dinledim. Ve bir süre sonra o ailenin bir ferdi oldum. Ben hayatın küçük işaretlerle bize gelecek için mesajlar verdiğine inanıyorum. Kitabı okurken nerden bilebilirdim ki...!!! 
Bu pilavın tarifi oralardan geliyor. Özlemle yapılmış ve sunulmuş bir pilav. Şimdi torunlar yapıyor olsa da masada hep annelerin yaptıkları anlatılıyor.  Bende öğrendiğimi sizinle paylaşmak istedim.

Çok değişik bir davet pilavıdır. Denemenizi öneririm.

MALZEMELER

1 adet yufka
½  su bardağı erimiş tereyağı
2 su bardağı Jasmine pirinç
Az Tuz
Su
Yufkalı ve Kuru Üzümlü Azeri Pilavı
1 bardak Kuru üzüm(10-15 dakika sıcak suda bekletilmiş)


Bu pilavın özelliği süzme pilav olmasıdır. Jasmine yada basmati kokulu piriç ile mutlaka yapılması gerekiyor.Ben Reis marka  Jasmine kokulu pirinc kullanıyorum.

Pirinci 10 dakika sıcağa yakın suda bekletiyoruz. Daha sonra kaynamış olan tuzlu suya atarak markarna gibi 5 dakika haşlıyoruz, hemen süzerek alıyoruz.

Tabanı geniş ve derin bir tencerenin dibini erittiğimiz tereyağı ile yağlıyoruz. Daha sonra yufkayı tencerenin tabanını kaplayacak boyutta keserek yerleştiriyoruz. Üzerine biraz erimiş tereyağı döküyoruz.

Daha sonra haşladığımız pirinçleri arasına biraz tereyağı gezdirerek yerleştiriyoruz. Tencerenin kenarına suda beklettiğimiz üzümleri süzerek koyuyoruz.

1 saat,  ''evet tam 1 saat''  çoook kısık ateşte ‘’servisten önce ‘’ pişiriyoruz.Ters çevirerek servis yapıyoruz. Kıtır kıtır bir yufka, mis gibi tereyağlı pilav ve yanında üzümler, gerçekten muhteşem bir lezzet.

Afiyet olsun
Azerbaycan’ a sevgiler…






Kaynak:
http://www.reisgida.com.tr/Bakliyat/1/jasmine-kokulu-pirinc

Jasmine Pirinç, adını taşıyan çeltikten elde edilen, kendine özgü kokusu ve çok hafif şekerli tadı olan, beyaz uzun taneli bir pirinç türüdür. Pirincin orijinal adı Hom Malı pirincidir. Ancak zaman içinde pirincin uluslararası piyasalarda kazandığı başarı sebebiyle çokuluslu bir isim aranmış ve sonunda çiçeğinin ismi olan Jasmine tüm piyasalarda kabul gören bir ticari isim olmuştur. Jasmine pirinci Tayland´ın en önemli tarım ürünlerinden biridir. Jasmine pirincin yetiştirilme dönemi, Mayıs-Ekim dönemine rastlamaktadır. Hasat döneminin ise en geç Şubat ayı içerisinde bitirilmiş olmasına özellikle dikkat edilmekledir. Bu döneme kadar yapılmış olan hasatta elde edilen en kaliteli sonuçlar alınmaktadır. Uluslararası alanlarda da kalitesi kabul edilmiş en değerli Jasmine Pirinci kuzeydoğudaki ve nispeten daha kuru bir iklime sahip "Kula Longha" bölgesindeki pirinçtir. 
Bu bölge gerek toprak yapısı gerekse havası itibariyle Jasmine Pirinç için en uygun yetiştirilme imkânlarını sağlamaktadır. Jasmine pirincine koku ve tat veren çiçeği de bu bölgede yılda iki defa açmaktadır. Bununla birlikte en çok Jasmine pirinci yetiştirilen bölge Tayland´ın orta merkez bölgesidir. Bu bölgede yılda hektar başına 2 ton pirinç elde edilmektedir. Tayland Hükümeti, Jasmine pirincini bir milli ürün olarak görmektedir. Her yıl hasat mevsiminden sonra yapılan yarışmalarda üreticilere kalite sertifikası verilmektedir. Bu sertifikayı alan üreticiler (kendi ürünlerinde bu sertifikaya sahip oldukları sürece) kalite madalyonunu kullanabilmektedir. İhraç edilen tüm pirinçler gümrük dışında ayrıca devletin kendi laboratuarlarında da uygunluk testlerine tabi tutulmaktadır.
Reis, ilk hasat ürünlerini almaktadır ve kalite sertifikası sahibidir. Jasmine Pirinç, dünyada birçok ülkenin mutfak kültürüne yerleşmiş durumdadır. Bu pirinçle yapılan yemeklerle ilgili kitaplar yayınlanmıştır. Ayrıca sadece bu pirinci incelemek ve geliştirmek için biri Tayland, diğeri de Amerika Birleşik Devletleri´nde iki enstitü kurulmuştur
Devamını oku...

Bodrum’da Balkon Keyfim



Balkon Keyfim Bodrum’da.
Aslında bu balkon, biraz da bloğumun ismini almasına  sebep oldu. İadeyi ziyareti hak etti. Geçen yıl tatilimi yaptığımda herkese bu manzarayı anlatıyordum. Müthiş bir sabahı, kahvaltısı, gün batımı var diye.
Bu balkondan bakarken yazıyorum size,
Burada Bodrum’da
Ege’nin derin mavisine  bakarken bir huzur kaplıyor içinizi tatlı esintisiyle. Akşamları gözleriniz güneşin vedasıyla gün batımının keyfini çıkarırken, gökyüzünün rengi başka güzel oluyor.
Bodrum'un yeri başka.
Bodruma gelmek demek;
Bir yere gelip, çok yere gelmek demek,
Sıkılmamak demek, 
Her koyda başka tat bulmak demek, 
Aynı senle,  farklı senleri yaşamak demek, 
Mis gibi havanın kokusuyla uyanmak demek,
Köye gelmek, şehre gelmek demek
İstanbul’dan uzaklaşsanız da dostlarla karşılaşmak demek,
Eğlence  demek, sakinlik demek, huzur demek ,
Balık demek, midye demek, rakı demek, şarap demek,mavi demek, beyaz demek, yelken demek,tavla demek,kalabalık demek,palmiye demek………
Keyifli anları Balkon Keyfim’den paylaşmak demek,
Keyfiniz bol olsun…
Sevgilerle… 

Devamını oku...