St. Paul de Vence


Çilekli Tart ı kim sevmez ki. Her zaman çok çekici gözükür gözümüze. En çok severek yediğimi hatırladığım Çilekli tart,bir iş seyahatinde gittiğim St. Paul de Vence tadır.

Güney Fransa'nın en güzel en popüler şehirlerinden biri olan Nice şehrinde yer alıyor. Rüya gibi bir Fransız köyü. Sanatçıların ilham aldığı bir kale köy. Bir rivayete göre Picasso da orada tabloları karşılığında kalırmış.

Nice 'e sadece 25–30 km uzaklıktaydı. Ağaçlı güzel patika gibi bir yoldan ulaşıyorsunuz. Biraz sonra bir tepeye doğru yokuşu çıktığınızda, karşınıza çıkan otoparka arabanızı park ederek başlıyorsunuz o daracık parke taşlı yollardan yürümeye.

Gerçekten rüya gibi bir yer, zaman tünelinde olduğunuzu hissedebilirsiniz. Rue Grande yi takip ederek, kıvrıla kıvrıla dönen sokaklardan geçerken, evlerin şeker sıcak haline mi yoksa sanat galerilerine mi, butiklere mi neye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Hiçbir şeyi kaçırmama telaşı sarıyor sizi. Evlerin pencerelerinde gördüğünüz çiçekler, renkli kapılar, inanılmaz güzel bir mimari.



 Ben mezarlığa da bayılmıştım. Nasıl güzel çiçekleri vardı resmini çekmeden edemedim. Tepeye vardığınızda Nice ‘i çook güzel bir manzaradan görebilirsiniz.

Fransız Riviera’sının bu masalsı kale köyünü mutlaka araştırın ve bahar aylarında ziyaret edin.Nefis Zeytinyağları, çeşit çeşit Fransız şarapları, hediyelik eşyalar, tablolar, rengarenk şapkalar alarak kendinize ve sevdiklerinize hediye edin. Ben gittiğim yerlerde ençok evim ve balkonum için sevimli küçük hediyeler almaya bayılıyorum.

Eğer bir çilekli tart yerseniz, her zaman damağınızda, her yediğiniz tartta onu arayacağınızdan eminim

Detaylı bilgilere ulaşmak isterseniz


Bol keyifli seyahatler…