Marble Kek


Bu keki sevmeyen kimse olmaz diye düşünüyorum. Aslında herkesin benzer bir keki vardır. Ben bu keki kendime göre yorumlamayı tercih ettim. Okuduğum kitaplardan kendime göre bir tarif oluşturdum ve sonuç gerçekten süper olmuştu. Baton bir kek kalıbına koymuştum.Fotoğrafını çekmeye son anda yetiştim. Yeniden yaptığımda yeni fotoğrafları hemen yüklemek istiyorum. Çünkü ortası daha kabarık daha havalıydı. Onu kaçırdım:))

Tarifi:

3 oda sıcaklığında yumurta
3 yemek kaşığı pudra şekeri
7 yemek kaşığı toz şeker 
50 gr erimiş margarin
1 çay bardağından bir parmak eksik sıvı yağ
1 paket çiğ krema 
1 paket vanilya
Alabildiği kadar elenmiş un
3 yemek kaşığı

Kabartma tozu
3 yemek kaşığı kakao

Yumurta ve şekerleri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz.Kakao hariç tüm malzemeyi teker teker ekleyerek kekimizi hazırlıyoruz. Unu eklerken yavaş yavaş eklemekte fayda var kıvamında yoğun akıcı.(İstanbul trafiği gibi oldu:)  kek kıvamını yakalamamız çok önemli .Yağlı kağıt yerleştirdiğimiz kek kalıbımıza 2/3ünü döküyoruz.

Kalan kek malzememize kakaoyu ekliyoruz. Ben yoğun kakao lezzeti olması için biraz fazla ekliyorum. 1 yemek kaşığı süt ekliyorum ki vanilyalı kek hamuru ile aynı yoğunluğu elde edebileyim. 

Daha sonra kakaolu hamuru kalıba döküp, çatal ile şekiller veriyoruz. Farklı bir lezzette kek elde ediyoruz.

Afiyet olsun  
Devamını oku...

Parça Çikolatalı Kurabiye (Ben's Cookies)




Ben bir Ben’s Cookies hayranıyım. İlk olarak Londra’dan kardeşim getirdiğinde yemiştim, kutusunu hala kurabiye kutusu olarak kullanırım. Öyle bir lezzet ki sadece onu yemek için bile Londra’ya gidilebilir. J

Sonra gittiğimizde dolaşırken gözüm hep onu arar olmuştu. Ne zaman ki Covent Garden’a gittik, benim ilk işim hemen 1 tane almak oldu. Yalnız olsam kesin 3-5 tane yerdim ama eşim kilo kilo diye hatırlatacağı için sadece 2 de kalmıştım.

Ogün bugündür o lezzeti yakalamak için deniyorum, birçok güzel tarif keşfetmiş oldum ama galiba bu tarifte buldum.

Bu hafta sonu internette ararken
laurasbible adında bir blogta rastladığım tarifi denedim.
İdda etmiyorum aynısı oldu diye ama galiba hatırladığım en yakın Ben's Cookies tarifi.


Mutlaka denenmeli ve kahvenin yanında değil bence anun yanına çay kahve yapılmalı diye düşünüyorum.İlk fırsatta kakaolu ve beyaz çikolatalı versiyonlarını da deneyip paylaşmak istiyorum


170 gr tereyağı
1 bardak esmer şeker
½ bardak pudra şekeri
1 yumurta+1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
½ paket karbonat
½ çay kaşığı tuz
2 su bardağı elenmiş un
100 gr bıçak ile doğranmış çikolata

Tereyağı ve şekerleri krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Sonra tüm  malzemeyi ekliyoruz. Hamur yumuşak bir  hamur oluyor. Hatta kaşık ile karıştırarak hazırlanabilir. Bildiğimiz kurabiye gibi elde pek yoğurulacak kıvamda olmuyor.İçine parça parça doğranmış çikolataları ekleyerek yaklaşık 1 saat dolapta dinlendiriyoruz. Sonra 2 kaşık yardımıyla yuvarlayarak yağlı kağıt serilmiş olan tepsiye dizip 12 dakika pişiriyoruz.


Kaç tane yediğimi saymıyorum ama yarın diyete başlamam gerektiğini biliyorumJ
Devamını oku...

Siklamen ( Cylamen)



Bahar geldiğinde cok mutlu oluyoruz. Her yer çiçek açıyor, seralarda bir koşuşturmadır gidiyor.Baharın güzelliğine yetişme telaşı sarıyor herkesi. Ama sonbahar, çiçeklerin döküldüğü ağaçların yapraklarının sarardığı, yağmurların başladığı çorapları giymeye başladığımız, şemsiyeyi aldım mı- unuttum mu telaşını yasadığımız donem. Pek az kimse çiçek derdine düşüyor benim gibi. Bende başlıyorum düşünmeye; acaba sardunya saksılarını mi birleştirsem, yoksa yeni saksılar mi alsam, sardunya çiçek coşturan vitaminini simdi versem olur mu???

Ah bir vakit bulsam da gidip alsam....

Tam bu sırada cyclamenler yüzümüzü güldürür. Onun pembesi moru gibide yoktur. İyi bakarsanız bir sonraki kış da çiçeklenip Mutlu eder bizi. Ben hep üzülürüm siklamenler için, bahar çiçeklerine gösterilen önem gösterilmiyor diye...
Onlarsa bizden intikam alırcasına kisin kar demez, soğuk yağmur demez acar çiçeklerini...

Benim gibi mor delisi bile pembenin alımına kapılır.


Siklamenler o narin görünüşlerinin yanında aslında çoook da dayanıklılar. Ben önceleri "çiçek merakımın başlarında" tecrübe ederek bakmayı keşfettim. Gerçekten iyi baktığım kışlarda, 2. VE 3. kış da bizimle beraber oldular. Simdi bilinçli bicimde onlara bakmayı öğreniyorum, öğrenirken de blogumda paylaşmaktan da keyif alıyorum.


Siklamenler Yaprakları iri, kalp şeklinde, çiçekleri büyük, kırmızı, pembe, mor, beyaz renkli ve de aslında çiçekleri baş aşağı duran soğanlı bir bitkidir. Farklı isimlerle bilinirler, Buhur-u Meryem, Tavsankulagi, Mormilik...
Büyüme döneminde 18-20oC, çiçeklenme döneminde 10-15oC sıcaklık ister. Daha yüksek sıcaklıklari tercih etmezler, yaprak gelişimi artması, çiçeklenmesinin zayıf olacağı anlamına gelir. Çiçeklenme döneminde aydınlık, hafif gölge yerlerde bulundurulmalı, çiçeklenme bittikten sonra yarı gölge veya gölge yerlerde muhafaza edilmelidir.

Çiçeklenme döneminde 3-4 günde bir sulanmalı, sulama suyu saksının kenarından verilmeli, yaprak ve çiçeklerin çıktığı orta kısmın sulanmamasına dikkat edilmelidir.

Doğru şartlarda bakıldığında Haziran ayına kadar çiçekli görüntüsünü muhafaza eder.Nisan ayından itibaren yaprakları sararmaya ve çiçekleri dökülmeye başlayan bitkinin daha uzun süre çiçekli kalması için, ilkbaharda muhakkak sıcaktan korunması gerekir. Gece sıcaklık ortalaması 12-13 derecenin üzerine çıktığında Siklamen çok hızlı bir biçimde çiçek ve yaprak dökmeye başladığından, Nisan ayı itibarıyla bitkinin serin ve doğrudan güneş görmeyen bir yere alınması gerekir. Gündüz sıcaklık ortalaması 20 derecenin üzerine çıktığında Siklamen’in tüm çiçekleri dökülmüş olur.

Yaz aylarında Siklamen bakımında dikkat edilmesi gereken konulardan biri bitkinin dinlendirilmesidir. Kökü bir yumru şeklinde olan Siklamen, Haziran ayından itibaren toprak dışına çıkartılarak serin ve doğrudan güneş ışığı görmeyen bir ortamda muhafaza edilmelidir. Temmuz ağustos aylarında nemlendirilmiş olan bir toprakta dinlenerek güçlenmesini sağlanabilir.Ancak bu aşamada nemli toprağa ekilen Siklamen’in 2-3 hafta boyunca sulanmamasına da dikkat edilmesi gerekir

Ben henüz soğanlı bitkileri üretmeyi başaramadım, nedense basarisiz olmak tan korkuyorum. Ancak bir gün bir saksıda tesadüfen karsılaştığım soğanın ne olduğunu bilmeden denemek için ekmiştim. Siklamenmis. Birkaç ay sonra, tam o saksıdan vazgeçmişken yapraklarını göstermeye başlayınca çok Mutlu olmuştum.


Keyifli bir kış olmasını dilerim.




Devamını oku...

Kasımpatı (Chrysanthemum)


Ekim kasim aylari kasimpati zamandir, her yerde rengarenk kasimpatilari gorebiliyoruz.Suanda kose basindaki tum kaldirimlari susluyorlar.
 
Kasimpati bana ponponlari hatirlatiyor, adinida papatya ile de karistirabiliyoruz. Ben papatyagillerdenmi diye arastirirken Wikipedia Kasimpati ile ilgili asagidaki bilgiyi buldum
 
"M.Ö. 15.yüzyıl kadar erken bir tarihte dahi Cin'de krizantem bir çiçekli bitki olarak ekilmekteydi. Antik bir Çin kenti Chu-Hsien olarak adlandırılmıştı, bunun anlamı "kasımpatı kenti"dir. Çiçek Japonya'ya büyük ihtimalle M.S. 8. yüzyıl dolaylarında getirildi. İmparator çiçeği resmi mührü olarak kabul etti. Japonyada her yil  9. Aylin 9'unda ( 9 Eylul) kutlanan  geleneksel ve en eski festivallerden biri olan, "Mutluluk Festivali" olarak anılan bir festival bulunmaktadır.
Çiçek Batı'ya 17. yüzyılda getirilmiştir. Ciçeğin isminin kökeni, Yunanca chrys- ("altın") eki ve -anthemon ("çiçek") sözcüğüdür."

Avrupa'daki bazı ülkelerde ve Japonya'da, krizantemler ölümü sembolize etmekte ve bu nedenle sadece cenaze törenlerinde ve mezarlara koymak için kullanılmakta. Amerika'da ise çiçek genellikle olumlu ve neşeli görülür.
 
Bircok isim yakistirilan bu cicegi, eski Istanbullular krizantem olarak isimlendiriyorlar.Ekim Kasım aylarında çiçeklenen Kasimpati aslinda hem dış hemde iç mekan bitkisidir. Dogru bir toprakta yetistirildiginde, bir yilda cok kez ciceklenmesi mumkun. Toprak yumuşak ve geçirgen olmalı ve toprak yapısının uygun hâle gelmesi için çiftlik gübresi gibi organik gübreler kullanılmalıdır.

Büyüme özelliğine göre iki çeşittir. Her sapta tek çiçek bulunan standart ve her sapta birden fazla çiçek bulunduran sprey tipleridir.

Kasımpatı serin iklim bitkisidir. Doğal şartlarda sonbaharda çiçeklenir. Özel ortamlarda ise yılın her döneminde kasımpatı yetiştirilebilir. Kasımpatının çiçeklenmesi sırasında gece sıcaklığı 15.50C olmalıdır. 
 
Kasımpatı kısa gün bitkisidir. Gün uzunluğunun 12 saatten fazla olduğu günlerde ise çiçek tomurcuğu oluşturamaz. Bu durumlarda kasımpatının çiçeklenmesi için karartma uygulanmalıdır.
 
Kasımpatı serada yetiştirilen çiçekler arasında en fazla suya ihtiyaç gösteren çiçektir. Kasımpatı dikiminde ve gelişme süresinde özenle sulama yapmak gerekir. Karartma uygulanmaya başladığında tomurcuklanmayı teşvik için iki hafta su miktarı azaltılabilir.

 
Devamını oku...

Çikolatalı Bonbonlar

Çook uzun zamandır koşuşturmadan yazmak birtürlü mümkün olamadı. Vakitsiz zamanlarda yazı yazmayıda sevmiyorum.Telaşım yazılarıma yansıyor gibi geliyor. Bu bloğu kendime keyif almak ve keyifleri paylaşmak için yaptığımı düşünerek, gerçekten uygun olduğumda yazmam gerektiğini düşünüyorum
Bu arada, her ne kadar frekansı  azalmış olsa da, daha hızlı daha pratik olan tarifleri seçerek evde tatlılar yapmaya devam ettim.  

Biz bu çikolatalı toplara yada bizim deyimimizle ''bonbonlar''a bayılıyoruz.

Yapması çok kolay gerçekten ikram etmek içinde sadece 2-3 saat önceden hazırlamanız yeterli olacak.

Ben bazen  evde olan kremalı çikolatalı  bisküvileride kullanıyorum , Farklı tatlar oluşuyor Cok tatlıci olmayan misafirler bile cok seviyor, çocuklari anlatmama sanırım hiç gerek yok 1-2-3-4 derken bir bakıyorsunuz 1 ölçü yetmez olmuş.
Ben önceleri bir ölçü hazırlarken şimdi double yapıyorum

 Denemenizi mutlaka tavsiye ederim
1 paket pötibör bisküvi (rondoda un kıvamına getiriyoruz.)
2 yemek kaşığı kakao
3 yemek kaşığı tozşeker
1 yemek kaşığı yumuşak margarin
vanilya
İsterseniz damla çikolatalar
Üzeri için hindistan cevizi


Hindistan cevizi hariç tüm malzemeyi karıştırıyoruz. Hamur gibi yogurarak iyice homojen bir hamur elde ediyoruz. Elimizle minik parcalar koparip yuvarlayarak  toplar yapıyoruz ve hemen hindistan cevizine buluyoruz.
Isterseniz eritilmis cikolata sosa batirarak da servis yapabilirsiniz
2-3 saat dolapta dinlenmesi yeterli oluyor.

Tadını çıkarın,
Afiyet olsun



Devamını oku...

Sosyete Mantısı


Sosyete Mantısı yapması çok kolay bir tarif. İşten eve geldiğinizde hemen hazırlayabilirsiniz.Adı da bu sebeple konmuş sanırım. Bazen çok acil durumlar oluyor ve ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Telefona sarılıp dışarıdan yemek siparişi vermenin alternatifi olmuştur benim için. Bazen cay saatinde de super oluyor erken aksam yemegi yerine gecebiliyor. Almis oldugu us fazla kalori icin daha az vijdan yapiyorsunuz :))

Malzemeler:


2 yufka

250 gr Kıyma
Tuz
Karabiber
1 kucuk soğan
Yoğurt + suzme yogurt
Tereyağı ve pul biber


Önce mantının içini hazırlıyoruz; soğanı çok ince rendeliyor yada rondodan geçiriyoruz, tuz karabiber arzu ederseniz ince kıyılmış maydanozu ekleyerek karıştırıyoruz.


Yufkaları 4 eşit parçaya ayırıyor, 8 ayrı üçgen parçalar elde ediyoruz. Yufkanın uzun olan tarafına kıymalı harcı yayarak rulo yaparak sarıyoruz. Daha sonra Gül böreği gibi şekil vererek kürdan ile ucunu sabitliyoruz. (Ben su ile ıslatarak yapıştırmak yerine, kızartırken sıçramaması için kürdan kullanıyorum .)


Genişçe bir tavada yağı iyice kızdırıyoruz ve börekleri nar gibi olana kadar kızartıyoruz. Daha sonra üstüne hemen yoğurt sürüyoruz. Arzu ederseniz hazirladiginiz yoğurdun içine 1/3 oraninda süzme yoğurt ekleyebilirsiniz.

Üzerine tereyağını eriterek ve pul biber ile klasik mantı sosunu dökerek servis yapıyoruz.


Afiyet olsun...

Devamını oku...

Muhteşem Pencereler

Bu aralar maillerde dolaşıyor, bu pencerelere bayıldım, masal evler masal sokaklar gibiler...

















Patio May Festival in Cordoba - Spain

Devamını oku...

Çikolatalı Islak Kek




Çikolatalı Islak Kek

Hayatım boyunca en çok yaptığım kektir sanırım. Keklerimin arasinda ençok sevilenlerdendir aynı zamanda. Kendime göre bir versiyon geliştirdim zaman içinde. Birsürü ıslak kek tarifi vardır ama ben zaman içinde deneyerek bu tarife ulaştım. Biraz daha farklı bir lezzeti oluyor. Çocuklar bayılıyor, akşam yatmadan yada okul dönüşü sütün yanında süper oluyor.

Malzemeler:

  • 3 oda sıcaklığında yumurta
  • 1 ½ su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı süt
  • ½ su bardağı pudra şekeri
  • ½ paket eritilmiş sana margarin
  • 1 paket vanilya
  • 3 yemek kaşığı kakao

Önce şeker ve yumurtaları krema kıvamı elde edinceye kadar iyice çırpıyoruz. Daha sonra kalan tüm malzemeyi ekleyerek karıştırıyoruz. Bu elde ettiğimiz karışımdan 1 kupa kadar ayırıyoruz.Kalan kek malzememize

  • ½ su bardağı pirinç unu
  • Ve alabildiği kadar elenmiş un
  • Ülker damla çikolata
  • 1 paket kabartma tozu ‘

 ekleyerek karıştırıyoruz. Un için miktar yazamıyorum, bu kalan malzemenize göre ayarlanması gerekiyor ve genelde tüm keklerde elde edilmesi gereken akıcı yoğunlukta bir hamur olması gerekiyor. Fazla yoğun olursa kek ekmek gibi oluyor ve istenen lezzet oluşmuyor.

Keke pudra şekeri ve pirinç unu eklemek benim kendi keşfimdi. Daha sonra beyaz fırın’ın kitabındaki bazı tariflerde de gördüm. Margarin ile yapılan tüm keklerde hamuru inceltiyor ve farklı bir tat elde edilmesini sağlıyor.

Yağlı kağıt serilmiş olan dikdörtgen fırın kabında 175 derecede 40 dakika pişiriyoruz.Fırından çıkar çıkmaz ayırmış olduğumuz sosun yarısını döküyoruz. 1 saat kadar sonra dilimledikten sonra sosun kalan yarısını döküyoruz.Soğuduktan sonra üzerine Hindistan cevizi dökerek servis yapıyoruz.

Ben bazen üzerine çikolata sos dökerek de servis yapıyorum.

Afiyet olsun…       
Devamını oku...

Browni ve Vişneli Parfe


Browni ve Vişneli Kolay Parfe

Uzun zamandır yazamadım. Tatil dönüşü, okul telaşı, şehir koşuşturması derken, kendime hiç vakit ayıramadım. Ama çok önemli bir koşuşturmaydı benim için. Oğlum bu Çarşamba okula başladı diğer minikler gibi. Bütün miniklere ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.

Nasıl bir heyecanmış anlatamam.Annelik, çok güzel, heyecanlı ve her anı sizi bile şaşırtan, zaman zaman kendinize güldüğünüz, dışarıdan bakınca kendinizi tanıyamadığınız başlı başına  bir serüven aslında. Çok komik durumlar oluyor yaşadıkça.Her yeni başlangıçta ‘’o heyecanı yaşamak’’ ancak yaşayınca anlamak mümkün oluyor.

Doktoru Eren Hanım’ın 4 aylık olduğunda ‘’artık kahvaltılara başlayabiliriz’’ dediğini hiç unutmuyorum.Nereden peynir alacağımı bilememiştim.İlk kez peyniri tadacak ya mükemmel olmalıydı. Şimdi gülümsüyorum halime ama aynı titizlik de başka şeylerde devam ediyor.

Şimdide okuldan geldiğinde kek kokusu, kurabiye kokusu duysun, evin sıcaklığını hatırlasın istiyorum.Biz küçükken okuldan geldiğimizde annem 5 çayı ile karşılardı bizi. Mis gibi kek kokusu olurdu evimizde. Ev demek keyif demekti. Beklide bu sebeple, hala kek yapmak, pasta yapmak terapi gibidir benim için.

En son Browni yaptım. İkimizin de en sevdiğimiz tat. Ona sütle birlikte, kendime kahve ile birlikte ikram ediyorum. 

Browni biraz ağır bir tatlı olduğu için yanında vişneli parfe ile süper oluyor. İkili tarif ile paylaşmak istedim.

Bu aralar çok geç kalmış olsam da Elif Şafak'ın Aşk ı okuyorum. Kitap , kahve, Browni, bundan daha güzel bir balkon keyfi olamaz galibaJ

İşte tarifi ve malzemeler:

  • 175 gr tereyağı
  • 175 gr bitter çikolata

Tereyağı ve çikolatayı benmari usulü eritiyoruz.

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı +3 yemek kaşığı toz şeker

Yumurta ve şekerleri birlikte iyice çırpıyoruz ve tereyağı çikolata ikilisine ekliyoruz. Daha sonra diğer malzemeleri

  • 1 çay bardağı un
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 çay bardağı damla çikolata
  • 1 çay bardağı fındık

Ekleyerek güzelce karıştırıyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz 24x34 olan fırın kabımızda 40-45 dakika kadar pişiriyoruz.Kare kare dilimleyerek servise hazırlıyoruz.
Browni ılık olarak servis yapıldığında ve yanında dondurma yada isteğe göre parfe gibi bir tatlı ile muhteşem bir ikili oluyor. Ben bu kez, yanında daha önceden yaptığım buzlukta bulunan vişneli kolay parfe ile servis yapmıştım.

İşte onunda tarifi

Vişneli Parfe

1 paket Dr. Oetker hazır vişne jöle
1 su bardağı sıcak su
1 su bardağı soğuk su
1 paket vanilyalı krem şanti
1 ½ su bardağı süt
1 çay bardağı kadar taze vişne püresi

 
Dr.Oetker Vişne Jöle  kutusunun arkasındaki tarife ben vişneleri püresi ekleyerek kendi tarifimi oluşturdum. Toz haldeki Vişne jölesini derin bir kaba döküyoruz.içine önce 1 bardak sıcak su ekleyerek jöleyi eritiyoruz. Daha sonra 1 bardak soğuk su dökerek karıştırıyoruz.

1 paket krem şantiyi bir buçuk bardak süt ile iyice koyulaşana kadar çırpıyoruz Dolapta yarım saat kadar bekletiyoruz ve vişne jöle ile buluşturuyoruz. 1 çay bardağı kadar vişnenin çekirdeklerini çıkarıp blenderda püre haline getirerek karışıma ekliyoruz.
Daha sonra soğuk su ile yıkadığımız kalıbımızda buzlukta donduruyoruz.5-6 saat kadar buzlukta kalması yeterli oluyor.

**Kalıbı soğuk su ile yıkamak kalıptan düzgün çıkmasını sağlıyor.

Afiyet olsun…
Devamını oku...

Begonviller

Renk renk begonviller okadar zariflerki, Fuşya , Pembe, beyaz, sarı .

Seyretmeye doyum olmuyor.....




Sarı Begonvil




Pembe Beyaz Begonvil



Balkon Vazosunda Begonvil



Şeker Pembe Begonvil
Devamını oku...

Vişneli Kek

Ben bu keke bayılıyorum. 2012 de en çok sevdiğim yapmaktan da en çok keyif aldığım kek oldu. Tam anlamıyla takıldım.Korka korka da yiyorum sormayın halimi. Zaten tatlı yapmaktan vazgeçmiyorum baktım başladığım diyetlerde hep yarıda kalıyor, tarifleri paylaşarak günah çıkarıyorum. Demet Şener’de 5 çayında kek yiyormuş diye avunarak tatlıları yemeğe devam ediyorum yani J

Bu kek yapılması kolay bir kek ölçülerde aşağı yukarı birebir uyuşuyor, sadece unu kontrollü koymakta fayda var ve tüm keklere mutlaka elemek gerekiyor. Ben her türlü kalıpta yaptım, son olarak resimdeki porsiyon kekler olarak hazırladım. Aslında bir muffin havasında oldu.








Malzemeler

4 adet oda sıcaklığında yumurta
200 gr eritilmiş margarin
1 su bardağı toz şeker
1 kahve fincanı ılık su
250 gr vişne
2 kare bitter çikolata
 Su bardağı elenmiş un
Kabartma tozu

Önce şeker ve yumurtaları iyice çırpıyoruz. Sonra margarin +su+un ve kabartma tozunu ekliyoruz.Çikolatayı bıçakla küçük parçalara doğruyoruz, bu şekilde pişerken inde eriyen ve hafif kekin içine akan çikolatalar çok hoş bir lezzet veriyor. Vişne tanelerini ve çikolataları unlayarak kek karıştırıyoruz. Bu işlem sayesinde çikolata ve vişneler dibe batmıyor. Biraz kıvamlı bir kek olması gerekiyor. Önceden ısıtılmış fırında 40 dakika pişiriyoruz.

‘’küçük porsiyonda yapılan tüm kekler için 25 dakika pişirme süresi yeterli oluyor’’


Afiyet olsun...
Devamını oku...

Bodrum Yalıkavak


Ençok Yalıkavağa gidiyoruz.Yalıkavağı tercih etmemizin birçok sebebi var elbet. Tatil anlayışı herkes için farklılık gösteriyor. Tatilde favori yerlerinizi belirleyen etkenler, dinlenme ve rahatlama anlayışınıza, yaşınıza, çocuklu çocuksuz  olmanıza bağlı olarak değişiyor. Biz tatilde şehirde bulduğumuz konforun varlığını bildiğimiz  ama istediğimiz  zaman tercih etme imkanımız olan yerleri daha çok tercih ediyoruz.

Püfür püfür esen rüzgarı ile gündüz ve gece  serinlerken, akşamları ise  canınız sıkılmadan gezip, eğlenmek, alışveriş yapmak ve her şeyin bir arada olması sebebiyle de aynı zamanda tatilde kendinizi güvende hissettiğiniz Bodrumdaki en güzel belde.


Çarşısını çok seviyorum her daim cıvıl cıvıl ve neşeli, daha şık ve daha hoşbir atmosferde yemek yemek kahve içmek alışveriş yapmak gibi bir düşünceniz varsa,  Pal Marina’dan başlamak iyi bir fikir olabilir. Gün batımında başka güzel oluyor ve her yıl biraz daha güzelleşiyor. Keyifli bir akşam yemeği için çok şık restoranlar var  Bu yıl çocuklar için de hoppalalı zıplamalı bir aktivasyon yapılmış.

Ege’ye uygun mimari yapıdaki begonvil kokulu avlularda ki çarşıyı gezmek çok son derece güzel. Çok şık butikler var. Bu yıl Mudo’yu göremedim Mudo’nun en güzel yaz elbiseleri hep burada olurdu.Olmaması bence kayıp olmuş. Ancak avluda iç kısımlarda yer alan ‘’Dantel Sokağı’’isimli butik, şimdi  Bitez Dondurmacısının hemen yanına taşınmış. Dışarıdan ilk önce kapının önündeki beyaz dantelli masalar ve vitrin hemen dikkatinizi çekiyor.Bu zaman ayıt gibi değil. Provensal tarzı seviyorsanız, bakmadan duramazsınız.  Bu yıl vitrininde Scarlet O’hara temasıyla müthiş bir vitrin yapılmış.İçerideki her şey el emeği ve göz nuru. Sahibi Aybüke Baran. Aybüke Hanım İzmirli hatta Karşıyakalı. Atölye ile Bodrum arasında seyahat ederek işiyle keyfini birleştirmiş şanslı insanlardan.  Nefis dantel elbiseler, masa örtüleri, plaj elbiseleri  satılıyor. Benim dantel saksılar da  dükkanın önünde sıra sıra  camgüzelleri ile daha da güzel olmuşlar.
(Ne yazık ki o gün yanımda fotğraf makinem yoktu ve cep telefonumun pili bitmişti resimleyemedim. En kısa sürede resimleri eklemek istiyorum.)

Başka bir akşam Çarşısındaysanız, gezip dolaşacak çok yer var. Meşhuuurr Kavaklı köftecisini bilmeyen yoktur. Cumbalı’da balığınızı yedikten sonra, çarşıyı gezmeye başlayabilirsiniz. Önce babalara lokma, çocuklara  meydandaki oyuncakçıdan oyuncak alınmalı ki  peştamallara hediyelik aksesuarlara, bodrumun her yerinde görülebilen örtülere bakmak için zaman olsun.

Ben bu yıl her zamankinden farklı olarak  özellikle aydınlatmalara takıldım galiba. Yalıkavak Art Gallery de gördüğüm el işçiliği ile yapılmış olan Cam avizeler muhteşemdi.Mağazada çok şeker bir bayan satıcı vardı.


Gezmek ve albüm yapmak, anıları biriktirmek her daim paylaşmaksa  en güzel olan...


Keyfiniz bol olsun

Devamını oku...

Sakızlı Muhallebi

Çeşme Kalesine çok yakın meşhur ev yemekleri yapan Tombak Hasan'nın yeri diye bir lokanta var. Ben hayatımda bu kadar lezzetli yemekleri hiçbir yerde yemedim. Öyle güzel yemekler yapılıyor ki parmaklarınızı yersiniz.

Ben bir gün Çeşme tatilinde oğluma yemek yedirmek için yer ararken keşfettim .Bir beye ‘Oğluma yemek yedirmek istiyorum nereyi önerirsiniz’’ diye sormuştum. Tombak Hasan’ın yerini uzun uzun tarif etti. Ne yalan söyliyim  bana uzak geldi. Hazır arabaya park yeri de bulmuşum başka yer sorayım dedim, dedim ama,sorduğuma soracağıma pişman oldum. Amca bana, ‘’ sen ne biçim annesin, sana en iyi yeri söyledim. Üşenme git, bu adam öyle temiz, öyle titiz birisi ki maça ütülü pantolon ile çıkar.’’ dedi. Ama sağ olsun onun sayesinde burayı öğrendim, hafiften fırçayı da  yiyerek :)))

Muhteşem yemekler yapılıyor ve aynen o titizliği görebiliyorsunuz. Öğleden sonra 15:30 da giderseniz hiçbir şey bulamazsınız  temizlik yapılıyordur kapanmak üzeredir. Çok bilinen bir yer. Her gittiğinizde birkaç ünlüye denk gelebiliyorsunuz.
Bu tarifi de onlardan aldım. Çünkü benim hiçbir şey yemeyen oğlum bile bu tatlıyı hapır kupür yemişti.Sağ olsunlar verdiler.Çok güzel oluyor ama siz yinede aslının tadına orada bakın derim:))

Buyurun onların anlatımı ile;

1 lt kaynamış süt
½ paket sana margarin
1 su bardagi toz seker
2 tepeleme yemek kaşığı un
1 çay kaşığı damla sakızı

Şekeri süte ekleyerek ılık bir kıvam elde edinceye kadar eritelim. Daha sonra margarini eritip unu ekliyoruz ve  pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.Güzel un kokusu aldığımızda, tencereyi ocaktan alıp, yavaş yavaş şekerli sütü ekliyoruz ve hızla karıştırıyoruz.Damla sakızını ekleyip kaynayıncaya kadar pişiriyoruz.bir iki taşım kaynadığında kaselere paylaştırıyoruz.

Afiyet olsun…
Devamını oku...

Vişne suyu

Yeni bir vişne suyu tarifi. Bu yaz bizim ailede favori oldu. Halamız başlattı, daha önce limonata salgını olmuştu bu yaz Vişne suyuna takıldık.
Çok uzatmadan hemen tarife geçiyorum.

1 kg vişne
1 bardak toz şeker
2,5 lt su
1 çubuk tarçın
4-5 karanfil

Tüm malzemeyi yaklaşık yarım saat birlikte kaynatıyoruz.Daha sonra kevgirden biraz vişnelerini ezerek geçiriyoruz. Soğuk soğuk servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…
Devamını oku...

Tarçınlı Kurabiye



İsterseniz çocuklara isterseniz büyükler için çok güzel bir kurabiye. Teneke kutularda tazeliğini kaybetmeden bir hafta kadar dayanabiliyor. Kahvenin yanında da minikler ikram ederken çok güzel oluyor.Bizim evin favorileri arasında yer alıyor.

125 gr yumuşak tereyağı
1 adet oda sıcaklığındaki yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
Alabildiği kadar un yaklaşık 2 su bardağı kadar oluyor
1 çay kaşığı tarçın
½ paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Tüm malzemeyi karıştırıp yoğuruyoruz. Daha sonra 2 saat buzdolabında dinlendiriyoruz. Mısır nişastası ve un serptiğimiz genişçe bir tabakta merdane ile açıp kalıplar ile şekil veriyoruz. 12 dakika kadar önceden ısıtılmış olan  170 derece fırında pişiriyoruz. Evin içi vanilya ve tarçın kokusu ile inanılmaz güzel kokuyor. Yemeğe dayanamayıp yarısını hemen yiyoruz.:))

Afiyet olsun
Devamını oku...

Çilekli Parfe

Bu sıcak havalarda en güzel tatlı seçimi dondurma ve parfe olsa gerek . Bende bugün en sevdiğim parfeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Parfe zaten muhteşem bir tat, hele çilekle birleşince tadına doyum olmuyor. Aslında bir gün önceden hazırlama imkanınız varsa en kolay hazırlanabilen tatlılar arasında yer alıyor.

Lezzeti garanti olan bir tatlı,çok bekletmeden servis yapmak lazım, ince bir dilim isteyenlerin ikincisini isteyecekleri de garanti.

Malzemeler ve 3 aşamada yapılışı:

2 kutu çiğ krema
3 kaşık pudra şekeri
250 gr çilek
1 su bardağı şeker
5 yumurta sarısı

2 kutu çiğ krema
1 kaşık pudra şekeri

  1. Kremayı iyice koyulaşana kadar çırpıp içine  pudra şekerinin bir kaşığını ekliyoruz. Biraz daha çırpıp bir saat kadar dolapta katılaşması için bekletiyoruz

250 gr çilek
1 su bardağı şeker

  1. Çilek ve şekeri rondoda beraberce çırpıyoruz. İyice şekerle birlikte özleşince dolaba koyup bekletiyoruz

5 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı pudra şekeri

  1. yumurta sarılarını çırpıp içine pudra şekerini ilave ediyoruz. İyice krema haline getiriyoruz.
  2. Yumurtalı karışıma önce kremayı sonra şekerli çileğimizi ekliyoruz. İyice karıştırdıktan sonra bir kabı streç film ile kapladığımız kaba döküyoruz. Bir gece dondurup dilimleyerek servis yapıyoruz.

Sos:

İstersek üzerine çilekli sos ile servis yapabiliriz. 1 su bardağı kadar çileği 3 yemek kaşığı tozşeker ile birlikte rondoda çırpıyoruz.

Afiyet olsun…

Devamını oku...