İnsülin Direnci

Bir yıl önce insülin direnci teşhisi kondu bana. Ailede şeker hastalığı var mı diye sorgulanıyor, ama bildiğimiz kadarıyla yok. Anlaşılan benim tatlı pasta yapma keyfimin sonucu olarak, bozdum metabolizmayı.

Bir yıl geçti ve biraz ilerlemiş. Şimdi bir beslenme eğitimi alarak devam etmek zorunda oldum.Ama çok şey öğrendim bu süreçte. En yakınımdaki kişilerin bile hiç bilmediğini fark ediyorum. Zaten bu yazıyı yazmamın da sebebi bu oldu. Tabi ki hekim değilim ve kendi anladığımı çevreme anlattığımı burada da  yazmak istiyorum. Öncelikle Doktorlarımdan öğrendim ve kendimi bu konuda gerçekten eğitmeye çalışıyorum. Çabalayarak, okuyarak, sorarak, araştırarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Sağolsun  Osman Müftüoğlu da hürriyet deki köşesinde  sürekli bu konuyu işliyor.

Yasakların neden yasak olduğunu, yediğimiz zararlı şeylerin vücudumuzda ki etkisini öğrendim.  Çok saygıdeğer doktorlarımız lütfen beni hadsizlik ile itham etmesinler.

Amacım sadece anladığımı paylaşmak.

İnsülin kanda şeker miktarını ayarlayıp hücreler için faydalı hale gelmesini sağlıyor. Kan testlerinde aç iken 0. dakikada ve 60 dakika sonra kanda insülin ve glikoz değerlerine bakılarak olması gereken aralık altında yada üstünde olup olmadığı anlaşılıyor.

İnsülin'in fazlalığı  gelecekte olabilecek şeker hastalığının öncüsü, habercisi diyelim. Fazla olan insülin şekeri hızla düşürüyor, sizde şeker düşünce tekrar yemek ihtiyacı duyuyorsunuz ve tekrar yemek yeme ve tekrar glikoz yükselmesi ve tekrar kandaki glikozu düşürmek için insülin salgılanması... şeklinde bir sarmala giriyorsunuz. Hem canınız akşam üstü deli gibi tatlı şeyler çekiyor, yemeden duramıyorsunuz, gözünüz dönüyor hem de gittikçe kilo alıyorsunuz.

Kandaki insülinin fazlası ise yağ olarak depolanıyor, sonra diyet yapsanız da su içsem yarıyor haliyle kilo alıyorsunuz.

Ben şimdi neler fazla kan şekerini yükseltiyor, neleri asla yememek lazım bunları öğreniyorum. En basiti olarak şekerin sigaradan daha zararlı olduğunu öğrendim. Unlu şekerli pastalar yapmanın zararlarını öğreniyorum. Bunlar hızla kan şekerini yükselttiği gibi fazla insülin salgılatarak hızla yaşlanmanızı sağlıyor.

Aslında insan kendinde ki değişiklikleri takip etmesi ve ne yediğinde, ne sonuç ile karşılaşıyor anlamlandırması oldukça fayda sağlıyor.
  • Özellikle akşam üstü bastırılamaz tatlı, çikolata isteği, gözünün dönmesi
  • Tatlı, unlu, pirinç gibi şeyler yedikten sonra midede yemek yememiş gibi kazınma hissi
  • Yemeklerden sonra uyku hali
  • Giderek kilo alma yada kolay verememe
  • Bilinç kaybı, gözlerde bulanık görme
  • Çok tuvalete gitme....
gibi belirtiler var ise kanda basit bir test ile baktırmak gerekiyor.

İnsülin direnci olan kişilerin beslenme eğitimi alarak yeme düzenini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Glisemik index denen bir şeker yükü tablosu var, bu tabloda glisemik indeksi yüksek olan gıdaların, hayatından çıkarılması anlamına geliyor. Örneğin çikolata yememeliyim diye düşünerek hurma yendiğinde de glisemik yükü fazla olan bir gıda alarak, yine insülin miktarını arttırmış oluyorsunuz.

Beyaz un, şeker ne kadar düşman ise proteinler ise bir o kadar dost imiş. Ekmek yememek fayda değil, tahıllı ekmeği kararınca yemek faydalı imiş. Doktorumun bana öğrettği iki önemli şeyi ilke edinmeye çalışıyorum. Korktum çünkü.

Ekmek anlık yakıtmış kararınca yemeği ihmal etmiyorum
Beyaz un , şeker, patates ve pirinç pilavı asla yememeğe çalışıyorum
Meyvemi, süt yada yoğurt ile yemeğe dikkat ediyorum.

Bilinçlenmek ve ilerleyen yaşlarda rahat yaşamak için ve çocuklarımızın da yanlışla değil, doğru beslenerek büyümesi için çok önemli bir konu...

Sağlıklı günler dilerim.....




Not: Sadece kendi öğrendiklerimi, kendimce aktarmaya çalıştım, tespit ve teşhis, yada öneri içermemektedir.
Devamını oku...

Balkon Dekorasyonu-Ferforje Mobilya



Bahar geldi yine balkonlarımızı dekore etme zamanımız yaklaşıyor. Nisan ayında her yer bitkiler ve balkon bahçe mobilyaları ile dolmaya başlayacaktır. Şuanda balkon ve bahçe fuarları da başladı. Bu hafta Lütfü Kırdar’da fuar var. Ben hem iş hem de kendim için gitmeyi planlıyorum.

 Yapı marketlerde de hazırlıklar başlamış Geçen gün başka bir şey için gittiğimde benim kovaladığım ferforje sandalyelerime rastladım. Nasıl mutlu oldum anlatamam. 


Yapı marketler kendi içlerinde ağırlık verdikleri konular ile ayrışıyorlar. Koçtaş bu anlamda çok başarılı, siz zamanlamanızı doğru yaparsanız güzel şeyler alabilirsiniz. http://www.koctas.com.tr/bahce-mobilyalari adresinden çeşitli mobilyalara ulaşabilirsiniz.

Ben ferforje masa ve sehpaları çok seviyorum.


Damaforge'nin ürünlerini çok aradım ama henüz satışına rastlamamışken Koçtaş'ta beyaz ve gri alternatifler ile sandalyeleri buldum. Benim yaptığım araştırmalarda en çok kalite ve şıklık olarak Demaforge aklımı çelmişti.

Firma şuanda vivense diye yeni keşvettiğim e-ticaret sitesinde satış yapıyor. Ayrıca bugün Altincı cadde de modelleri gördüm


Aslında Fermob, orijinal tasarımları ve iç açan renleri ve kaliteleri ilede son derece güzel seçenekler sunuyor. Firmanın bir showroom'u yok, daha çok toptan cafelere satış yaptıklarını öğrendim, uzun ömürlü ve dayanıklı seçenekler ile fiyatını da uzun sürede karşılıyor.







Birkaç güzel alternatifi sizlerle paylaşmak istedim ve romantik Ferforje mobilyaları seçmek istedim.






 



Devamını oku...

Yasemin (Jasminum nudiflorum)

Yaseminlerin esen rüzgarda gelen kokusunu duymak çok güzeldir.

Yasemin çiçeği zarif ama bir o kadarda dayanıklıdır.  Anavatanı Himalayalar olarak biliniyor.

Yasemin yetiştirmek için çok büyük bir bahçenin olmasına da gerek yok. Balkonunuzda rüzgar almayan bir bölümde çok rahatlıkla yetişebilir.

Toprağı sadece nemli olmalı, kışın bitkinin su ihtiyacı toprak kontrol edilerek anlaşılıyor ama yazın haftada bir sulamak gerekebilir. Rüzgar almaması yeterli olacaktır. Bu yıl bende Yasemin yetiştireceğim. Bizim bahçıvan arkadaşlarımız hazırlayıp hediye ettiler.

Bakalım bende bakabilecek miyim. Sizinle kendi balkonumdaki resimleri ve gelişmeleri paylaşıyor olacağım. Resimde gördüğünüz Yaseminler teyzemin bahçesinden. 
Devamını oku...

Kış çiçekleri


Bu yıl bitkilerin hiç keyfi yokmuş. Ramazan öyle dedi. Uyumak isteyen bitkiler bu hava sıcaklığından uyuyamıyorlar. E her şey zamanında güzel. Kışı kış gibi yaşayacaksın ki yazın tadı olsun. Doğa değişiyor. İklim ile ilgili her gün yeni haberler okuyoruz. Bizim çocukluğumuzda bizim ülkemizin bulunduğu coğrafyayı anlatan ve dünyanın yaşanılası en güzel yeri olan bu topraklardaki güzelliği yaş aldıkça daha da iyi anlıyor ama kıymetini vermeye çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.

Ne yazık ki  değişime hazır olmak zorundayız.

Çocuklarımız başka dünyaya hazırlanıyorlar. Geçiş döneminin sonu mu yoksa yeni dönemin başlangıcı mı bilemiyorum ama korkulanın hızla gerçekleştiğini görüyoruz.

Bitkilerimizi takip edelim bakalım nasıl olacaklar, günlük tutalım, kendi tarih arşivimiz olmalı bence.

Şimdi kış açelyaları, syklamenler,kamelyalar açmaya başladı, lalelere hazırlık zamanı.


Devamını oku...

Yeni Yıl Ağacı Süsleme- Noel Ağacı Süsleme

Yılbaşı ağacı veya Noel Ağacı süslemek ,oldukça keyifli ve neşeli bir seremoni olduğunu düşünüyorum. İletişimin bu kadar hızlı olduğu dönemde kültürlerin geçişi ve bulaşıcılığı,  isteyerek sahiplenilmesi güzellikler için faydalı ve geliştiricidir aslında.

Noel / Yılbaşı kutlamaları için süslenen ağaçlar aslında ölümsüzlüğü sonsuzluğu kutlamak maksadı ile gelenekselleşen bir adet. Kuzey yarımkürede en uzun gecelerin yaşandığı günlerde , Güneş tanrısının hasta olduğuna ve yeşil çam yapraklarının onu iyileştireceğine ve baharda tekrar doğanın canlandıracağına inanılırmış.

Avrupalı paganlar ağaca değer verip kutsal saydıkları için yaprakları dökülmeyen çam ağacının altında kutlamalar yapmak, süslemek, adaklar adamak olarak başlamış ve İskandinav ve daha sonra 16. yy dan sonra Alman kültüründe oldukça sahiplenilmiş.

Almanlar evlerinin girişine ağacı koyarak , üzerine ekmeği simgeleyen hamursuz ekmek parçaları yada çörekler asarlarmış. Protestanlığın babası olarak bilinen  Martin Luther, bir akşam ayin planlayarak, yolda evine doğru yürürken, ağaçların üzerinden parlayan  gökteki yıldızlara hayran olmuş ve daha sonra kendi ağacını bu şekilde süslemiş ve aileye saygı ile başlayan ışıklı ağaç geleneği daha sonra bu şekilde devam etmiş.

Pensilvanyaya yerleşen Alman göçmenler evlerinde ağaç süslediklerinde  Amerikalılar önceleri garip olarak karşılamışlar. Uzunca süre ret ettikten sonra,İngiliz kraliyet aile üyeleri Süslenmiş Noel Ağacı önünde poz vermesi ile birlikte kabul edilerek uygulanmaya başlamış ve bu gelenek önceleri doğu  Amerika topraklarına daha sonrada tüm Amerika'ya yayılmış. 20. yüzyılın başlarında bu geleneğin yayılması ile Amerikan halkı için önemli hale gelmiştir.

Bizim ev halkı için ise ağacımızı süslemeye başlayacağımız tarih olan, 1 Aralığı beklemek kasım ortalarında yeni küçük bir heyecan yaratıyor evimizde. Son zamanlarda görüyorum ki Alışveriş merkezleri ticari beklenti ile daha da erken süslemeye başlıyor.

Bizim için yeni yıla güzelliklerle girme hazırlığıdır Yılbaşı ağacı yapmak

Süsler paketinden sabırsızlıkla çıkarılır, geçen yıldan kırılan dökülen kontrolleri yapılır, yeni süslerin dayanılmaz cazibesine kapılıp , yenileri eklenir.Altında günden güne birbirimize yılbaşı için aldığımız paketler biriktikçe büyüklerin bile heyecanı artar.

Bu yıl işyerimizdeki ağaçlarımız ile birlikte tam 4 adet ağaç süsledim boy boy. Hepsini de keyifle ve neşe ile.

Dilek dilemenin güzel şeyler istemenin yolu ne olursa olsun ben gönülden istendiğinde olacağına inanıyorum.

Dileklerin 2014 yılında gerçek olması ve mutluluklar getirmesi dileğimi şimdiden paylaşmak istiyorum.

Sevgiyle...
Devamını oku...